Mitra Global CMS Mitra Global CMS Mitra Global CMS
 


Millet Haber


 
Mitra Global CMS Mitra Global CMS Mitra Global CMS
















Mitra Global CMS Mitra Global CMS Mitra Global CMS
 
KONSEY ÜYEMİZ KTÜ VAKFI "BAŞBAKAN"I SÖZÜNDE DURMAYA ÇAĞIRDI

Türk Dayanışa Konseyi Üyesi KTÜ VAKFI Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollere ilişkin değerlendirmesini yayınladığı basın bildirisyle kamuoyuna duyurdu. Bildiride şunlar ifade edildi:

KTÜ VAKFI: Sayın Başbakan!...Sözünde Dur

 

İmzalanan "Ermeni Protokolleri" ile Türk dış politikasında “komşularla sıfır sorun” stratejisinin aslında her konuda sürekli tavizler vermemiz anlamına geldiği artık iyice anlaşılmıştır. Bu stratejinin doğal sonucu olarak Türkiye Ermenistan’a sorun çıkartmamakta ısrar edecek ama Ermenistan sorun çıkartmayı sürdürecektir.

Diğer taraftan imza edilen protokolün ardından Türkiye Azerbaycan ilişkilerinin nereye gideceği konusu önemli bir soru olarak önümüzde durmaktadır. Kafkasya’nın en önemli ülkesi konumundaki Azerbaycan ile Ermenistan arasında bir sıklet mukayesesi yapmak abesle iştigal iken, Azerbaycan’ın, bırakın tarihî, kültürel bağları bir tarafa, ekonomik olarak vaat ettikleri Ermenistan’ın birkaç katı iken, nasıl bir stratejik akıl Azerbaycan’ı kaybetmeyi göze alabilir, doğrusu merak konusudur.

 

Bu bağlamda Başbakan’ın ısrarlı açıklamalarına rağmen görünen o ki, Karabağ sorunu çözülmeden Ermenistan sınırı açılacaktır. Zira 2009 yılı sonuna kadar Karabağ sorunun çözümü mümkün gözükmemektedir. Bu ise Türkiye’nin güvenilirliğini hem Türk Dünyası’nda hem de İslâm coğrafyasında tartışmaya açacaktır. Bu durumda Yeni Büyük Oyun olarak adlandırılan küresel güç mücadelesinin en önemli sahalarının birini teşkil eden Avrasya’da Türkiye’nin etkinliğini ciddi ölçüde tartışmaya açacaktır.

Şüphesiz küresel sistemdeki yeni duruma göre şekillenen Kafkaslar’da, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme süreci en fazla ABD ve Rusya!ya yarayacaktır. Bu Aktörler arasında başlayan yeni süreç, Türkiye’ye hem Orta Asya’da hem Kafkaslar’da önemli bir rol verilmeyeceği izlenimi oluşturmaktadır. Bu tarihsel ve kültürel bağın bize sunduğu imkânlar ise Ermenistan üstünde harcanmaktadır. Bunun yerine Türkiye’ye Ortadoğu’da sınırlı bir rol önerilmektedir.

Diğer taraftan Bu Anlaşma Ermenistan'ı değil Türkiye'yi bağlamaktadır. Yapılan anlaşma Türk anayasal sistemine göre hukuksal sonuç doğururken Ermenistan’ı taahhüt altına sokmayacaktır., Çünkü TC Anayasasının 90 ve 92. maddelerine göre uluslar arası anlaşmalar Anayasanın üzerinde kabul edilmiş ve anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyeceği gibi Anayasaya göre denetlenebilirliği de sözkonusu değildir. Dolayısıyla bu anlaşma Türk Anayasal Sistemine göre hukuksal sonuç doğuracaktır. TBMM tarafından onaylandıktan sonra Türk tarafına bir yükümlülük getirecektir. Ancak, Anayasasında bağlayıcı bir hüküm bulunmayan Ermenistan bu anlaşma ile taahhüt altına girmemektedir. Aksine Ermenistan Anayasasının 6. maddesinde ’Anayasaya uyum sağlayamayan uluslar arası anlaşmalar ve parlamento kararları geçersizdir ve hiçbir hukuksal sonuç doğurmaz’ifadelerinin yer almaktadır.

Ayrıca aynı şekilde Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’ nin 11 ve 12. maddelerine göre Ermenistan’ın sınırları Türkiye’nin doğu bölgesini de kapsamakta, Kars ve Gümrü Anlaşmaları’nın tanınmadığını ifade etmekte, soykırım iddiasını esas almakta ve ABD Başkanı Wıllson’un 1918 yılındaki çizdiği haritayı kabul etmektedir. Ağrı Dağı da bu bildirgede Büyük Ermenistan’ın simgesi olarak tanımlanmaktadır.

Bu şartlar altında imzalanan Ermeni Protokolleri'nin ağır bir dayatmanın ve kahredici bir teslimiyetçiliğin ürünü olduğu ortadadır.

Bu Protokoller TBMM'e getirlmemeli, getirilse dahi onaylanmamalıdır.

KTÜ VAKFI olarak;

" Karabağ İşgali sona ermeden Ermeni Sınır Kapısı asla açılmayacaktır"

diyen Sayın Başbaka'nı sözünde durmaya davet ediyoruz.14.10.2009

KTÜ VAKFI

 

 

 
 
Mitra Global CMS Mitra Global CMS Mitra Global CMS
Mitra Global CMS Mitra Global CMS Mitra Global CMS
 

 
Mitra Global CMS Mitra Global CMS Mitra Global CMS
123